Odak

Yalnız Kadın, Yalnızlaştırılan Kadınlar

D

Doğa Uğurel@dogaugureldogaugurel@gmail.com

7 Şubat 2026 · 3 dk okuma

Kadın cinayetleri, kadına yönelik fiziksel ve psikolojik şiddet, taciz, istismar, yüzyıllardır kadınların yaşamlarını fiziksel ve psikolojik olarak ellerinden aldı, almaya da devam ediyor. Modern yaşama geçilmesine rağmen halen daha bitmeyen, üstelik kendisini çok daha farklı şekillerde göstermeye devam eden erkeklik davranışları mevcut. Bununla beraber günden güne güçlenen kadın mücadelesi de baki.

Kadının ikinci sınıf vatandaş olarak görülmesi, sadece çocuk doğuran, çocuk bakımını üstlenen ve ev işleri yapmakla yükümlü olarak konumlandırılan kadın; günümüzde flört şiddeti, manipülasyon gibi psikolojik şiddetin de her türlü boyutuna maruz kalmakta.

Yüzyıllardan beri gelen kadına yönelik bu şiddetlerin hepsi kadınları her dönem yalnızlaştırdı. Yaşadıklarını bırakın çevrelerine, kendilerine bile zor anlatır hale getirdi.

Dario Fo’nun Yalnız Kadın’ı

İtalyan yazar Dario Fo tarafından 1977 yılında yazılan Yalnız Kadın adlı oyunu hâlâ güncelliğini koruyor. Oyunun başında normal, ‘sıradan’ bir ev kadını gibi gözüken Maria, görünmeyen komşusu ile dertleşir. Monolog şeklinde akıp giden oyun son derece mizahidir. Ama aslında arka planında ciddi bir trajedi vardır.

Dario Fo, bu trajediyi komediyi kullanarak anlatmayı ve seyirciyi ters köşeye yatırmayı amaçlamıştır. Böylece etkisi çok daha iyi olacaktır. Güldüğümüz şeyin altında yatan trajediyi çözdüğümüzde bizde yarattığı etki çok daha fazla olabiliyor. Dario Fo genelde tüm oyunlarında kullandığı bu mantığı Yalnız Kadın’da da kullanıyor.

Maria aslında kocası tarafından eve hapsedilmiş, kocasından şiddet gören, akrabaları tarafından ise sıklıkla tacize ve istismara uğramış bir kadındır. Tüm bunları mizahın arkasına saklayarak oyun boyunca monolog halinde, görmediğimiz komşusuna yani bize, yani bir bakıma kendine anlatır. Oyun, feminist tiyatronun en önemli örneklerinden birisidir.

Bugünden bakınca Maria neden bunlara katlanıyor diye sorulabilir. Cevabı çok basit: Çünkü yalnız. Yalnızlaştırılmış bir kadın. Başka çaresi olmadığına dair toplumsal kabul Maria’nın içselleştirmesine sebep olmuş. Bugün bunu yaşayan çok ciddi bir kadın topluluğu var. Bunun fiziksel ve net şekilde görünür olması gerekmiyor. İlla bir koca tarafından fiziksel olarak eve kapatılmasa da bir kadının psikolojik bazı kabulleri var; kadının ev içinde olması gerektiği, ev işleri ve çocuk bakımını tek başına üstlenmesi gerektiği gibi…

Bunlar toplum tarafından kabul edilmiş gerçekler. Kadınların büyük çoğunluğu da bunu içselleştirmiş durumdaydı. Annelerimizden, anneannelerimizden de böyle görmedik mi? Ev içinde olan ev içinde kalır; karı-koca arasında olana kimse karışamaz gibi kadının yaşadığı her şeyi benimsemesine ve içselleştirmesine yönelik söylemlerle büyütüldük. Bu da kadınları toplumun içinde her konuda yalnız olmaya itti. Yaşadıklarını en yakınlarına bile anlatamaz duruma getirdi. Maria’nın da yaşadıklarını görünmez, olmayan bir komşuya anlatması bu durumla aynı. Anlatabilecek gücü yoktur, çünkü Maria’nın yalnızlığı sadece fiziksel değil aynı zamanda toplumsaldır.

Kadınlar Artık Kendilerini Yalnız Hissetmiyor

Birçok kadının yaşadığı tacizi anlatamaması, anlatmaya utanması, sanki bu kendi hatasıymış gibi görmesi, faili sürekli aklayan tavırlarla karşılaşması bu gücü bulamamasında en büyük etken. Ama her şey gibi bu da değişiyor, değişmeye devam edecek. Dünyada ve ülkemizde yükselen feminist mücadele bunun değişeceğinin en büyük kanıtı. Kadınlar artık kendilerini yalnız hissetmiyor. Biliyorlar ki beraber mücadele ettiklerinde her şeyin üstesinden gelebilirler. Susarak değil susmayarak kazanımlar elde edebilirler.

Kadınlar hayatın her alanında içselleştirilmiş bu bilgileri artık kabul etmiyor. Psikolojik şiddetin daha farkında, kendilerine sunulanla yetinmeyip daha fazlası için hem sosyal hem toplumsal alanlarda, hem de iş alanında mücadele veriyor. Kadınlar birbirine güç veriyor. Çok değil sadece 5-10 sene öncesine kadar yaşadıkları tacizden, şiddetten utanan kadınlar bugün artık seslerini daha fazla çıkarabiliyor ve birbirlerinden güç alarak ataerkil düzene karşı çıkıyor.

Dario Fo bugün tekrar oyunu yazsaydı acaba Maria’yı yalnızlığı ile baş başa mı bırakırdı, yoksa ona bu yalnızlıktan kurtulması için ihtiyacı olan gücü verir miydi?

#Odak

Paylaş