Kültür & Sanat

Dijital Nostalji Tehlikesi: Yapay Zeka, Tarihi Fotoğrafların Yerini Alabilir mi?

K

Klemens

13 Nisan 2025 · 3 dk okuma

Dijital Nostalji Tehlikesi: Yapay Zeka, Tarihi Fotoğrafların Yerini Alabilir mi?

Teknolojinin artık sınırları zorladığı ve her geçen gün yeni atılımların olduğu bir zamanda yaşıyoruz. Teknoloji firmaları, yazılımcılar sürekli olarak yapay zeka geliştirmeye devam ediyor. Büyük yatırımcılar da bu firmaları büyük ölçekli yatırımlarla desteklemeyi sürdürüyor. 

!

Bu yoğun uğraş, ilgi ve yatırım destekleri sonucunda yapay zeka araçları, fotoğraf, resim, müzik, kodlama, içerik yazarlığı, araştırma, analiz vb. onlarca kategoride kullanılmaya başlandı. Biz multidisipliner grafik tasarımcılar da bu araçları fazlasıyla kullanıyoruz. Çalışmalarımızda artık daha hızlı görsel destek alabiliyor ve özgünleştirmek istediğimiz çalışmalarda da harika sonuçlar elde ediyoruz. Tüm bu güzel tablonun içinde bizi tedirgin eden unsurlar da yavaş yavaş oluşmaya başladı. İşte asıl konumuz bu. 

!Dijital Nostalji ve Gerçeklik Algısı

Sosyal medya platformlarında görmeye başladığımız çoğu imajda artık yapay zeka kullanımı arttı. Önceleri yapay zeka algoritmalarını eski fotoğrafları restore etmek için kullanıldığını görürken artık tamamen yeni imajların, fotoğrafların üretilmeye başlandığını fark ediyoruz. 

Evet,dijital nostalji geçmişe duyulan özlemi dijital araçlarla yeniden yaşama arzusunu ifade ediyor. Ancak bu arzuyu gerçeğe dönüştürmede yapay zeka gerçeklik algısını ve geçmişle kurulan bağlantıyı da etkilemeye başladı.

Örneğin, Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafları… Gerçeklikle ilgili olmayan bu görsellerin uzun vadede kullanımı, bundan bir elli yıl sonra belki de gerçek fotoğrafların artık hiç kullanılmayacağını düşündürmeye başladı. 

Peki, gerçek neden önemli? Tarihi fotoğraf geçmişe açılan pencerelerdir. O fotoğraflar bir dönemin tanıkları, insanların yaşamlarına dair ipuçları ve kültürel mirasımızdır. Her bir fotoğrafın arkasında bir hikayesi, bir duygusu ve bir gerçekliği vardır.

Mesela bu gerçekliğe ve yaşanmışlığa şu örnekle daha da net bir bakış açısı sağlamış olabiliriz. Atatürk’ün fotoğraflarında sol gözünün şehla olduğunu fark etmişsinizdir. (Şehla: kusurlu sayılmayacak kadar hafif şaşı göz. TDK) 1911 yılında Trablusgarp Savaşı’nda, boğaz boğaza bir mücadelede, Kasr-ı Harun’da yaşanmış bir olayın neticesinde gözü bu hale gelmiştir. Atamızın silah arkadaşı Türk asker ve siyasetçi Fuat Bulca o günü şöyle anlatmıştır:

‘İşte bu sırada gökyüzünde bir gürültü duydum. İki İtalyan hücum uçağı çok alçaktan uçuyor ve bizim arkamıza saldırarak bombalarını koyuveriyordu. (…)

Mustafa Kemal’in yanına vardığımda onun yüzünü tanınmaz bir halde buldum. Bir elinde kılıcı vardı, diğer elinde mendili gözünü kapatıyordu. Yaralandığını zannettim. Hayır, yaralı değildi. Fakat harabeler arasında yıkılan bir sütundan fırlayan kireçli bir taş parçası şiddetle gözüne çarpmıştı. Sönmüş kireç olmasına rağmen, bir kısmı göze nüfuz etmişti.’

!Bu nedenle sol gözünde kalıcı bir hasara yol açmış ve kayma meydana gelmiştir. Bu durum Atatürk’ün hayatı boyunca devam etmiştir. İşte bu gerçekliği yapay zeka özellikle belirtilmediğinde takdirde bize vermeyecektir. Tarihi fotoğrafların değeri, sadece estetik güzellikleriyle değil taşıdığı hikayeyle de ölçülür. Sürekli olarak kullanılacak tarihi fotoğrafların yerini acaba yapay zeka fotoğrafları alırsa bu hikayeyi gelecek nesiller görebilecek mi? Diyelim bu yatırımlar ve geliştirmeler daha da iyileşti ve bu gibi detayları da yapay zekalar yapmaya başladı. Peki bu gerçekliği, hikayeyi bize hissettirebilecek mi? Bence hayır.

Tüm bunların yanı sıra yapay zeka sadece insanların eğlendiği bir araç ya da sosyal medyada içerik paylaşırken kullandığı bir uygulama değil. Artık tarihi gerçekleri çarpıtan, insanları manipüle eden bir araca da dönüşebilir. Şeffaflık ve doğruluk, eğitim ve bilinçlendirme ayrıca yasal düzenlemeler ile tüm bu sorunları en aza indirmek mümkün. 

!Sonuç 

Yapay zeka araçları, fotoğraf ve resim üretme alanında büyük bir potansiyele sahip olsa da bu teknolojinin kullanımının dikkatli ve sorumlu bir şekilde ele alınması gereklidir. Dijital nostaljinin, tarihi ezip geçen tavrına bazı noktalarda ket vurmak gerekebilir. Tarihin, gerçekliğin ve fotoğrafların arkasındaki hikayelerin kaybedilmemesi temennisiyle. 

Not: Bu içerik oluşturulurken yapay zeka kullanılmamıştır.

Emre Alkaç
Wowo Media Multidisipliner Tasarım Stüdyosu
Kurucu / Grafik Tasarımcı

#Kültür & Sanat

Paylaş